17 Mart 2010 Çarşamba

Şimdi değil...

Söylenmemiş hiç bişi kalmasın. Okadar çok biriktirdim ki içimde o kadar çok biriktirdin ki herşey söylensin artık.
Bütün söyliceklerimi 2 ay sonra sölicem zaten şimdi değil.
Şimdi değil...

2 ay sonra görüşelim...
İlginç.

Öz!?

Bu mesaj duygularımı anlatmaya yeticek sanrım

12.03.10 19:34
Kime: Özge

Biz hala tın tın gelmeye çalışıyoruz. Yüz yılın en iyi firması, Bursa Bilecik arası seyahat için tek seçenek olan ÖzBilecik seyahat 2 damla yağmuru görünce kaplumbağalarla muhabbet ede ede, hiç bir karıncayı ezmemek için dur dura gitmeye(!) karar vermiş sanırım.
Soru sorulmasından hiç hazetmediği belli olan pos bıyıklı muavin amcanın korkarak soruduğum ''Ne zaman Bursa'da oluruz'' sorusuna karşılık olarak suratıma doğru kükremesinin içinden seçebildiklerime göre daha yol(umuz)! var.



İçinde ÖZ olan hiç bir firmaya güvenme!!!

Hâlbuki

Hiç kavgacı biri değildir!!!

14 Mart 2010 Pazar

Hayırlısı!

Deli bir yangın var bugun gözlerimde.


Kör edici, baş döndürücü bir yangın...

Hayırlısı!!

12 Mart 2010 Cuma

?

Krem şokala ile gelen mutluluk,

Külkedisi ile hayallere dalınan bir öğleden sonrası,

Ninja turtles'daki shredder(şıreyder der şıreyder olarak yazardık o zaman)'ın her bölümün sonunda kötülüklerini yapamayarak hüsrana uğramasıyla bütün kötülerin yenileceği umudunu taşımak

Patates köfte'nin bütün acılara iyi gelmesi,

Kahramanlara inanmak,

Saklambaç oynamak,
...
...

Çocuk olmak...


Saklambaç oynayan kaleye mum diksin diye seslenirdi biri.
Herkes koşarak giderdi yanına ve oynadığını gösteren bir tahütte bulunurdu aslında.

Hala oynanıyor saklambaç hayatta. Ama farklı versiyonlarıyla. Bu sefer arkasına saklanılan yarı yıkık bir bahçe duvarı değilmiş de hep gülümseyen maskelermiş aslında.
Belki bir an önce ''bulunmak'' için dua ederek belki de bir ömür boyu orada kalmayı dileyerek saklanılıyor artık.



Sonra çok uzaklardan içimde ki çocuktan ses geliyor ;

Kimse kaleye mum dikmemişti ki kimin oynadığını nereden bilebilirim?

Ebe kim?

Bende saklanmalı mıyım?

Bu gerçek bi gülümseme mi?

O geçen dost mu?

Maskeler ne kadar gerçekçi?

Pamuk şekerim, bilyelerim, sarı saçlı bebeğim ve canımdan çok sevdiğim annem nerede?

???

Sonra bir kulakları yırtan bir ses;

Kale ka-pa-nı-yooooooor, mum dikmeyen oy-na-mı-yoooooooor!



Sessizlik...

11 Mart 2010 Perşembe

Merhaba


Kalemin kağıdın yerine geçer mi bilmiyorum ama bir şans vermeye değer


Yeni dönemimdeyim.
Herşeyi yeniliyorum. Kendimi, bakışımı, aşk'ı, hayatımı...
Ve şimdi günlük anlayışımı.

Evet evet bir şans vermeye değer. Herkes-herşey-bir şansı hakeder.


Merhaba sanal günlüğüm...