Külkedisi ile hayallere dalınan bir öğleden sonrası,
Ninja turtles'daki shredder(şıreyder der şıreyder olarak yazardık o zaman)'ın her bölümün sonunda kötülüklerini yapamayarak hüsrana uğramasıyla bütün kötülerin yenileceği umudunu taşımak
Patates köfte'nin bütün acılara iyi gelmesi,
Kahramanlara inanmak,
Saklambaç oynamak,
...
...
Çocuk olmak...
Saklambaç oynayan kaleye mum diksin diye seslenirdi biri.
Herkes koşarak giderdi yanına ve
oynadığını gösteren bir tahütte bulunurdu aslında.Hala oynanıyor saklambaç hayatta. Ama farklı versiyonlarıyla. Bu sefer arkasına saklanılan yarı yıkık bir bahçe duvarı değilmiş de hep gülümseyen maskelermiş aslında.
Belki bir an önce ''bulunmak'' için dua ederek belki de bir ömür boyu orada kalmayı dileyerek saklanılıyor artık.
Sonra çok uzaklardan içimde ki çocuktan ses geliyor ;
Kimse kaleye mum dikmemişti ki kimin oynadığını nereden bilebilirim?
Ebe kim?
Bende saklanmalı mıyım?
Bu gerçek bi gülümseme mi?
O geçen dost mu?
Maskeler ne kadar gerçekçi?
Pamuk şekerim, bilyelerim, sarı saçlı bebeğim ve canımdan çok sevdiğim annem nerede?
???
Sonra bir kulakları yırtan bir ses;
Kale ka-pa-nı-yooooooor, mum dikmeyen oy-na-mı-yoooooooor!
Sessizlik...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder